Sormak İster İnsan


Sormak ister insan bütün soruları,
Cevap beklemez gariptir değil mi?
Ama sorduğum sorular
Ansızın bölüyorsa uykularımı,
Gülüşlerimi,sevinçlerimi
Sorudan mı korkuyorum
Cevaplarında mı bunun ayrımı çok zor
Aslında öylece yatsam yatağa
Üstümü örtseler
Uykuya dalsam
Uyku yarı ölüm derler
Uzunca uyusam
Ölümle ödemiş olur muyum bedelini
duymak istemediğim cevapların
Bir insan kaç hüzün jileti yer gözlerine
Kaç soğuk gecede donmaya benzer
İnsan yüzünde ki parıldama kaybolursa
Yüreğinden bir ışık hediye eder mi o yüze
Etsem ne değişecek sorusu
Etmesem ne olur yansıması
Oturup ağlamayı gururuma yedirdiğimden beri
Kaldırım köşesinde
İnsan cevapları,soruları,yanılsamaları
Geride bırakıyor
Bıraktım sanıyor aslında
İnsanların içinden geçiyorsun
Köprülerden,sefaletten
Melankoliden ve içkiden
İhaneti aşk diye sunanlardan geçiyor.
Her şeyden geçtim
Soluklandım bir dağın başında
Bulutlar ayaklarıma sürünüp geçti
Güneşi ilk defa bu kadar yakından gördüm
Tenimi yakmadı sıcaklığı
Hüzünlü geldi kızıla çalan rengi
Bütün parlaklığına rağmen
Tıpkı suskun insanlar gibi
Dışardan neşeli hayata devam ediyor
Ama içten bir cenaze merasimi,
Süresiz yayında devam ediyor
Belki bende oradan geçen giden
Herkes habersiz bu yayından
Herkesten habersiz biriyim
Herkeste benden habersiz
Soluklanmadan koşalım
Belki bir yerde yığılır kalırız
Üstümüze düşen ilk çiğ tanesinde
Taş kesilip kalırız
Hiç olmazsa bir yolcu soluklanmak için sırtını yaslar
Yerimiz budur dünyada
kabullenmek gerekli
yerini,kaderini
kalbinin bir daha atmayacağını belki de.

Paylaş Google Plus
    Blogger Comment
    Facebook Comment

0 yorum:

Yorum Gönder