Yedinci Sanat: Sinema - Sayı:8

Hiç hayatta umudunu tamamıyla
yitirdiğin bir an oldu mu? Ya da şöyle
sorayım: Zorluklardan yılıp pes ettiğin anlar oldu mu?
Ben olmamış olmasını dilerim senin için. Zorluklar,
güzel şeylerin önündeki engellerdir bir bir aşılması
gereken ve bu zorlukları aşıp güzele ulaştığında
mutlu olmayan var mı? Yoktur. Olamaz da. Çünkü
güzel şeyler ancak zor şeylerden sonra gelir insana.
Derler ya hani: “Her gecenin bir sabahı vardır.” Çok
haklılar çok.
Pes etmeyip de sabır sebat göstermek en güzel
erdemlerden biridir insana yakışan ve bu yaşam için
benim sana diyebileceğim en önemli şeylerden biri
ise: Ey okuyucu! Sabret. Yılma. Yıldırmasınlar seni.
Asla ama asla yılma. Hayallerinin, istediğinin, senin
olanın peşini bırakma çünkü zafere giden yolda
çekilen çile kutsaldır.
Sakın ne alakası var deme. Yapılan her şey insanlar
için değil midir? Öyledir. Bu filmde de senin
için bir şeyler var hatta çok önemli olan şeyler var.
Göreceksin eğer izlersen.

The Pursuit of Happyness (Umudunu Kaybetme)
-2006-

Hayatta var olan bütün servetini bir iş için harcayan
bir adam var karşımızda: Chris Gardner. Servetiyle
aldığı şey de taşınabilir kemik yoğunluğu ölçme
makinesi. Chris, aldığı bu makinelerden ayda en az iki
tane satıp ailesini geçindirmek zorundadır. Evin kirası
üç aydır ödenmiyor, vergi borçları birikmiş durumdadır.
Bu durumdan iyice bunalan eşi artık durumu
sorgulamaya başlar. Chris, sürekli bu durumu umut
verici konuşarak geçirmeye çalışır. Chris bir gün bir adamla
tanışır şans eseri ve bir işe girmeye karar verir. İş
de hemen girilecek bir iş değildir. 6 aylık stajyerlik kursu
vb. birçok prosedürü var.

İlhan İpek kalemiyle...
Devamı 8.sayıda...
Paylaş Google Plus
    Blogger Comment
    Facebook Comment

0 yorum:

Yorum Gönder